Burdasınız : Anasayfa > R > Redif Nedir

Redif Nedir


Sponsorlu Baglantilar



Yaziyla ilgili Resimler

$yazibasligitd
Redif Resimleri
Ekleyen : admin Okunma : 31296
Ekl.: 08-10-2014 Gün.: 08-10-2014

Bu Yazıda Neler Var

  • Örnekler:
  • Redif Nedir (Detay)
  • Redif Şiir Bilgisi
  • a) Ek Halindeki Redifler
  • b) Kelime Halindeki Redifler
  • Genel Örnekler:
  • İlgili Yazılar

    01 | Kafiye
    02 | Uyak
    03 | Redif Örnekleri

    En Son Eklenenler

    08 | Yakıt Yakıt
    Redif Nedir? (Özet)
    - Yazılışları, söylenişleri, görevleri aynı olan; ek, sözcük ve sözcük gruplarına redif denir.
    - Şiirde kafiyeden sonra gelen yapı ve anlam bakımından benzerlik taşıyan eklere, kelimelere veya kelime gruplarına redif denir.
    - Halk şiirimizde redife kafiyeden daha çok önem verilmiştir.
    - Redif kelimesinin sözlük anlamı “arkadan gelen”dir.
    - Şiiri okurken ahengin sağlanmasında ölçü ve uyağın yanında, vurgu ve tonlamada önemlidir.

    Örnekler:


    Aşk bir şem-i ilahîdir benim pervânesi -si: Redif
    Şevk bir zincirdir gönlüm ânın divânesi -vâne: Zengin kafiye


    Efendimsin cihânda itibârım varsa sendendir – ım varsa sendendir: Redif
    Meyân-ı âşıkânda iştihârım varsa sendendir -âr(aar olduğundan): Zengin Kafiye Şeyh Galib


    Bizim elde bahar olur, yaz olur – olur : Redif
    Göller dolu ördek olur, kaz olur – az: Tam Kafiye
    Sevgi arasında yüz bin naz olur
    Suçumu bağışla, ben sana kurban


    Redif Nedir (Detay)


    Redif Şiir Bilgisi



    Redifin tanımını yapmadan önce şunları bilmek gerekir:
    * Redifler daima mısranın en sonunda bulunur, yani kafiyeden sonra gelir.
    * Redifin olduğu her yerde mutlaka kafiye de vardır. Bu sebeple redifin bulunduğunu gördüğünüz her yerde kafiyeyi de bulmaya çalışınız.


    Redif: Mısra sonlarında, görevleri aynı olan eklerin ya da anlamları aynı olan kelimelerin tekrarlanmasına redif denir. Tanımdan da anlaşılacağı üzere iki tür redif vardır:


    a) Ek Halindeki Redifler
    b) Kelime Halindeki Redifler


    a) Ek Halindeki Redifler



    Eş görevli eklerin tekrarlanmasıyla oluşan rediflerdir. Türkçe'deki yapım ve çekim eklerini kavramadan, ek halindeki redifleri kavramanız mümkün olamayacaktır. Eğer bu konularda bir eksiğiniz varsa, önce bunları tamamlamanız ve ondan sonra ek halindeki redifleri kavramak için çaba sarf etmeniz gerekir.


    Fakat, ek halindeki rediflerin çoğu, kelimeye bağlanan ekler olduğundan bu konudaki genel kural: "Kelimenin köklerinde kafiye, eklerinde ise redif vardır." şeklindedir. Bu kural bilinerek mısraya bakılırsa ek halindeki rediflerin geneli mısrada tahmin edilebilir. Ancak bu kural her zaman geçerli olmadığından yine de "ekler" konusunda bilgi sahibi olunması konunun kavranması açısından gereklidir.



    Susuz değirmenlerin ne ile döner çarkı
    Kerem etmeyen beyin fakirden nedir farkı



    Yukarıdaki beyitte, "ı" sesleri, ismin -i hali olduğundan yani, her ikisinin de görevi aynı olduğundan rediftir. Kelimenin köklerinde ise "ark" sesleri benzeştiğinden bunlar da zengin kafiyeyi oluşturur.


    Bu beyite pratik yoldan yaklaşırsak: Beyitin birinci mısrasında, kafiyeye söz konusu olan kelimenin kökü "çark", ikinci mısrada ise kelimenin kökü "fark"tır. Dolayısıyla, "ı" seslerinin ek olduğu için redif olduğunu pratik yönden söyleyebiliriz.


    Kelimenin köklerinde kafiye bulunduğundan "ark" seslerinde de zengin kafiye vardır.


    Fakat, bu pratik yol her zaman işlemeyebilir:



    Kokuyor burnuma Sivr'alan köyü
    Serindir dağları soğuktur suyu
    Yâr mektup göndermiş yadigâr deyi
    Gözünün yaşını sil deyi yazmış



    Yukarıdaki dörtlükte, kelimelerin kökleri:
    "köy", "su", "de" dir. Görüldüğü gibi kelimelerin köklerindeki sesler aynı değildir. Acaba burada "y" sesi kafiye olarak mı yoksa redif olarak mı alınacaktır?
    Oysa, çözüm çok basittir."y" sesi birinci mısrada kelimenin köküne dahil olurken, ikinci ve üçüncü mısralarda yardımcı ses (kaynaştırma ünsüzü)'tir. Yani "y" seslerinin görevi farklıdır. Bu durum da kafiye tanımına uygun olduğundan kafiye olarak kabul edilecektir.


    Aynı durum İstiklal Marşı'nın üçüncü kıtasında görülmektedir:



    Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım,
    Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? şaşarım!
    Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım.
    Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.



    Yukarıdaki dörtlükte ise, kelimelerin kökleri:
    "yaş", "şaş", "" ve "taş" kelimeleridir. Burada da kelime köklerinden sonra gelen "a" sesleri kafiye olarak mı yoksa, redif olarak mı alınmalı sorusu akla takılmaktadır. O halde, bu köklere eklenen "a" sesinin görevinin ne olduğunu incelemek gerekir:


    İlk mısrada: yaş - a - r - ı - m ( kök, yapım eki, geniş zaman, yardımcı ses, I. tekil şahıs eki)


    İkinci mısrada: şaş - a - r - ı - m ( kök, yardımcı ses, geniş zaman, yardımcı ses, I. tekil şahıs eki)


    Üçüncü mısrada: aş - a - r - ı - m ( kök, yardımcı ses, geniş zaman, yardımcı ses, I. tekil şahıs eki)


    Dördüncü mısrada: taş - a - r - ı - m ( kök, yardımcı ses, geniş zaman, yardımcı ses, I. tekil şahıs eki)


    Yukarıda da görüldüğü gibi ilk mısradaki "a" sesi ile diğer "a" seslerinin görevleri farklıdır. Bu özellik sebebiyle, "a" seslerinin kafiye olarak alınması gerekir.

    b) Kelime Halindeki Redifler



    Aynı anlamdaki kelimelerin tekrarlanmasıyla meydana gelen rediflerdir. Bu tür redifleri mısralarda görebilmek oldukça kolaydır:



    Doğru söylerim halk razı değil
    Eğri söylerim Hak razı değil.



    Yukarıdaki beyitte "razı değil" kelimeleri redif, ondan önceki "k" sesleri ise yarım kafiyedir.



    örnek:
    Zannetme ki şöyle böyle bir söz
    Gel sen dahi söyle böyle bir söz



    Yukarıdaki beyitte "böyle bir söz" kelimeleri redif, ondan önceki "öyle" sesleri ise zengin kafiyedir..



    örnek:
    Kimsesiz hiç kimse yok, var herkesin bir kimsesi
    Kimsesiz kaldım meded, ey kimsesizler kimsesi



    Yukarıdaki beyitte "kimsesi" kelimeleri redif, ondan önceki "r" sesleri ise zengin kafiyedir..


    Dikkat! >> Kelime halinde bulunan redfilerden hemen önce, ek halinde redif de bulunabilir. Böylece, ek halindeki redifle kelime halindeki redif arka arkaya gelebilir:



    Elimi beş yerinden, dağladı beş parmağın,
    Bağrımda yanmadık bir yer bırakmadan git
    Bir yarın göçtüğünü, çöktüğünü bir dağın
    Görmemek istiyorsan, ardına bakmadan git!



    İkinci ve dördüncü mısralarda hem ek halinde redif, hem de kelime halinde redif bulunmaktadır. Yukarıdaki mısralarda "madan" ekleri "zarf-fiil"dir.

    Genel Örnekler:




    Gündüzler size kalsın, verin karanlıkları
    örtün, üstüme Örtün serin karanlıkları



    Bu parçada "karanlıkları" sözcükleri aynı anlamda olduğundan, sözcük (halinde) durumunda rediftir. -in" ekleri, kişi ekidir; aynı görevdedir. Kişi ekinden önceki "er" sesleri kafiyedir.



    Üstümüze gelen boran, kış gibi
    Şahin pençesinde yavru kuş gibi
    Seher sabahında rüya düş gibi
    Çağırta bağırta aldı dert beni .



    Bu parçada "gibi" sözcükleri redif, "ş" sesi uyaktır.



    Siyah kaküllerin dökmüş
    Kail güllere güllere
    Ala gözlerini dikmiş
    ince yollara yollara



    Bu parçada "-miş" eki, her iki sözcükte de geçmiş zaman ekleri olarak aynı görevde kullanıldığından ek halinde rediftir, "-lere" ve "-lara" eklerinde de çoğul eki ve durum ekleri (hal ekleri) aynı görevde olduğundan ek halinde rediftir. Bu eklerden önceki, "k" ve "l" sesleri uyaktır.



    Elini koynuna sokma
    Seni sen den sakınırım
    Sen bir kuzu ben bir kurdum
    Seni ben den sakınınm



    Bu parçada "sakınırım" sözcükleri" ve "den" durum ekleri rediftir, "-den" durum ekinden önceki iki ses "en" uyaktır.


    En Cok Okunan Yazilar

    02 | Düzlem Düzlem
    07 | Destan Destan
    08 | Paragraf Paragraf
    
    ..:: Online Uyeler ::..
    
    Bi soru sor